Atış Yapı mağdurları, Bursa Kayapa’da gerçekleştirdikleri basın açıklamasıyla seslerini bir kez daha duyurdu. Açıklamada, tamamen yasal yollarla ve güvenilir bir firmadan ev sahibi olma hayaliyle yola çıkan binlerce vatandaşın büyük bir belirsizlik içinde bırakıldığı vurgulandı.
BASIN AÇIKLAMASI
ATIŞ YAPI MAĞDURLARI – KAMUOYUNA
“Biz yuva sahibi olmak isteyen insanlarız — ve isterlerse çözerler, bunu da çok iyi biliyoruz!”
Bizler, tamamen yasal yollarla ve meşru bir firmadan ev sahibi olma hayaliyle yola çıkan; yıllarca yemeden içmeden, çocuklarımızdan kısarak biriktirdiğimiz helal kazançlarımızla yuva kurmak isteyen vatandaşlarız. Tıpkı binlerce insan gibi topraktan ev alma hayaliyle Atış Yapı firmasına güvendik — billboardlarında, şehirdeki afişlerinde, reklam mecralarında her yerde gördüğümüz; güvenilir siyasi kişilerle fotoğraf veren, ülke genelinde itibarlı görünen bir firmaya güvendik. Peki bu güven suç mu? Böyle bir suç olabilir mi?
Bugün, yaklaşık 3.500 aile ve 150.000 mağdur, büyük bir belirsizlik, girdap ve belirsizlik içindeyiz. “Biz ticaret yapmadık, ev almak istedik!” Bazı çevrelerin ve bazı satılık şahısların iddia ettiği gibi bizler yatırımcı, tüccar ya da zengin bir kitle değiliz. Bizim tek gayemiz başımızı sokacak bir ev sahibi olmak idi — kimi kendisi için, kimi evladı için, kimi de üç kuruş birikimini değerlendirmek için bu yola çıktı. “Ticarette kâr da olur zarar da” sözü bizim için geçerli değildir. Biz yatırım değil, yuva satın almak istedik!
Ama ne oldu? 16 Haziran 2025’te konkordato ilan eden Atış Yapı, o günden bu yana bizleri oyaladı, yanılttı, susturdu. Biz inandık, güvendik — fakat kandırıldık. Şirket yöneticileri dolandırıcılık suçlamasıyla tutuklandı, firmaya kayyım atandı. Aradan geçen beş ayda bir çivi bile çakılmadı! Şantiyeler suskun, umutlarımız tükeniyor. “Evimiz bitsin dedik, umutlarımız bitti!” Kirada oturanlarımız var; hem kira hem senet ödeyenler var. “Evimiz bitsin, emekli olup içine yerleşelim” diyenlerin umutları bitti. Psikolojimiz altüst oldu, hayat düzenimiz bozuldu. Bu kadar insanın hayalleriyle oynamaya kimsenin hakkı yok!
9 PROJE, BİNLERCE HAYAL: HİÇBİRİ TESLİM EDİLMEDİ!
Smart 1, 2, 3, 4, 5 ile Babylon 1, 2, 3 ve Carrefour projelerinin hiçbiri teslim edilmemiştir. Bazı projelerin ruhsatları iptal edilmiş veya hiç alınmamıştır. Daha da vahimi, bazı arsalar satılmış; bazıları ise satışa çıkarılmıştır. Bu, mülkiyet hakkımıza açık bir tehdit, adalet duygumuza ağır bir darbedir!
GÜVENE KARŞI İHANET
Bursa’nın dört bir yanını, billboardlarını, reklam panolarını dolduran, her gün siyasilerle fotoğraf veren, topluma güven telkin eden bir şirkete güvenmek suç değil — makul bir beklentidir. Bu güvenin sömürülmesi; insanların helal kazançlarının, birikimlerinin yok sayılmasıdır. Birikimlerimiz, umutlarımız, gelecek planlarımız heba edilemez!
BABYLON 3 PROJESİ: VİCDANIN TESTİDİR
Babylon 3’ün arsası, konkordato ilanından sadece 12 gün önce satılmıştır! Bu işlem hem dürüstlük ilkesine, hem de konkordato sürecinin ruhuna tamamen aykırıdır. Bu arsada bizim alınterimiz vardır biz bu satışın ne hukuken ne de vicdanen meşru olduğunu kabul etmiyoruz Bu satışın derhal araştırılmasını, satıştan elde edilen paraların izinin sürülmesini talep ediyoruz. Babylon 3 arsasının bedelini bizler ödedik — ne satandan razıyız, ne alandan! Ayrıca, 2 milyar TL ipoteği bulunan bu arsayı neden bir Bursa merkezli tekstil firmasının aldığı kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu proje, vicdanın testidir!
SMART 4 ve 5: KAMUYA GEÇTİ, SATIŞ NEDEN SÜRDÜRÜLDÜ?
Smart 4 ve Smart 5 projelerinin arsaları Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesine rağmen, bu arsalar üzerinde satışlar devam etmiş, satış ofisleri ve tabelalar yerinde kalmıştır. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi yetkililerine soruyoruz: Madem arsalar kamuya geçti, neden kamu mülkü üzerinde yanıltıcı satış tabelalarına ve satış ofislerine izin verildi? Bu sorunun cevabı kamu vicdanını ilgilendirir — derhal açıklama bekliyoruz!
CARREFOUR PROJESİNDE KİM SORUMLU ?
Carrefour Projesi’nde mülkiyet belirsizliği sürmektedir: Katılımevim mi, Atış Yapı mı? Katılımevim, “Atış Yapı’nın satış yetkisi yoktu” diyerek sorumluluktan kaçıyor. Ama arsa üzerinde neredeyse uzaydan görünecek kadar büyük Atış Yapı tabelaları vardı! “Bilmiyorduk” savunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu işte Katılımevim’in de sorumluluğu vardır. Sorumluluğunuzu yerine getirin!
TMSF’YE: TASFİYE DEĞİL, TAMAMLAMA YOLU!
Buradan açıkça söylüyoruz: TMSF kesinlikle tasfiye sürecine girmemelidir!. Daha önce emsal niteliğindeki projeleri kurtararak kiralarına kadar ödeyen TMSF’nin , aynı hassasiyetle hareket etmesini bekliyoruz. Aksi taktirde projeler tasfiye edilirse, yılların emeği, birikimi, umudu heba olur. İmkânlar vardır — projeler devam ettirilmelidir ! Bu işlere talip olacak müteahhitler mevcuttur. Bizler, devletin sırtına yük olmak istemiyoruz. Bizler hakkımız olan evlerimizin teslim edilmesini istiyoruz. Arsalarımız ve projelerimiz değerlidir. Projelerdeki ticari alanların satışları yapılmamıştır. Bu alanlar satılarak tüm projeler bitirilebilir! Hiçbir oyunla bu arsaların birilerinin eline geçmesine izin vermeyeceğiz.
Çözüm yolları bellidir:
* TOKİ’ye devredilme,
* Halk Bank Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı veya Emlak Konut işbirliği,
* Kamu-özel ortaklığı modelleriyle projelerin tamamlanması.
Doğru irade konulursa bu sorun çözülür. Yeter ki niyet samimi olsun. İrade koyulsun, yılların birikimi heba olmasın!
KAMU BANKALARINA: SORUMLULUĞUNUZU SORGULUYORUZ!
Kamu bankalarına açıkça soruyoruz: Konkordato ilanından kısa süre önce bu firmaya nasıl kredi verildi? İpotek koyduğunuz arsaların bedelini biz ödedik! Bu krediler sağlanırken gerekli araştırma ve denetim neden yapılmadı? Kamu bankaları, kamu yararını gözetmek zorundadır! Halkın bankaları mağdur halka sahip çıkmalıdır. Bu vebalden kaçamazsınız!
DEVLETİN KURUMLARINA ÇAĞRI Kamu, devlet ve denetleyici kurumlar bu süreci zamanında takip etmeliydi. Artık seyretmek yok! Devlet müdahale etmeli, bu utanç bir an önce sona ermeli!
BİZ ARTIK MAĞDURLAR HAREKETİYİZ!
Biz yılmadık, yılmayacağız! Demokratik zeminde hakkımızı arayacağız; kamuoyu oluşturacağız, haklarımızı talep edeceğiz, hukuki yolları kullanacağız. Biz korkmuyoruz, biz susmuyoruz, biz vazgeçmiyoruz!
İSTERLERSE ÇÖZERLER! BU HALK UNUTMAZ! HAKKIMIZI YEDİRMEYİZ!
KURUM VE YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRIMIZ
Devletimize, kurumlarımıza ve yetkililere sesleniyoruz:
* T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
* T.C. Adalet Bakanlığı
* T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı
* Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ilgili ilçe belediyeleri
* Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Bursa Milletvekilleri
Taleplerimiz nettir: Biz devlete, yargıya inanıyoruz. Adalet tecelli etsin. İnşaatlar yeniden başlasın. Mağduriyetimiz giderilsin. Biz sadece bedelini alın terimizle ödediğimiz evlerimizi istiyoruz!
Basın mensuplarına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.






